Baharın sonu olmaz , sonunda baharın… Her aşk , hüznünü bırakmaz mevsimlerden güz olunca. Sevdalar, bahane eder mevsimleri. Bilmezki aşık , hayatın kendisi bir bahanedir , aşk için. Baharlar bitmez , ömründe insanın. Yeterki umut edebilmek olmalı her mevsiminde insanın. f.d.a. * ” Her gönülde bir Tosun Paşa yatar bu ülkede, Yeşil Vadi’yi göremese de
Mesele nedir biliyor musunuz; bir baltaya sap olabilmek değildir; gönülleri kazanabilmektir. İnsanlar için fedakarlık yapabilen; gecesini, gündüzüne katan hayat içerisinde doğruluk ve dürüstlük yolunda, kimseyi ayırmadan, insanlara hizmet edebilmektir; insanlığa eserler bırakabilmektir. Sözün özü; bir baltaya sap olup, sap gibi yaşamak yerine, hayat içerisinde sorumluluklarını bilerek, insanlığın şerefine münhasır yaşayabilme kudretini gösterebilmektir. Haddini de kendini
Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Ümmetim şu on beş kötü hasleti işlediği zaman çeşitli belalara maruz kalır: 1- Ganimet, çarçur edilir, yerinde harcanmaz. 2- Emanete hıyanet edilir, ganimet kabul edilir. 3- Zekât cereme telakki edilir. [Vermek istenmez, hile yolları aranır.] 4- Erkek karısının sözünden çıkmaz. 5- Ana babaya isyan edilir, sözlerine itibar
İnsanlık mı diye kendi kendimize söylenmeyi bırakalım artık . İçimizde birileri insanlıktan öyle uzak ki vicdanı ebediyete intikal etmiş bir kayboluş içinde. * Halbuki her manevi sohbetin ikliminde ‘ , anlatılan mesele idi , emek veren , emekçi kimselere gösterilmesi gereken saygı ve insanlık. Peygamber Efendimiz ( s.a.v. ) ‘ in , bu husustaki duruşu
Huzur gülümsemesi , yüreğinizden dökülen dilek yıldızları gibi gözleriniz … Geceyi aydınlatan gündüz yüzlü masumiyetiniz… Gündüze nur sağanağı meydana getiren ışıltılı bakışlarınız… Samimiyetinin ruhtan bedene güzellikler ile var edildiği , güzelliğinize benzetmeler bulamadığım… Söylenecek o kadar güzel söz var ki siz ve sizin hakkınızda… Hangi kelime sizi anlatmaya yeter diye derin bir düşünce hâli alır
Kimyâ-i se’âdet kitabında deniyor ki: “Dünya işleri, ahiret için çalışmaya mâni olmamalıdır. Ahiret için ticaret yeri camilerdir. Münâfıkûn sûresi, 9. âyet-i kerimesinde mealen; (Mallarınız ve çocuklarınız, Allahü teâlâyı, hatırlamanıza mâni olmasın!) buyuruldu. Hazret-i Ömer buyurdu ki: “Ey tüccarlar! Önce ahiret rızkını kazanın! Sonra dünya rızkına çalışın!” Ticaretle meşgul olan din büyükleri, sabah ve akşamları ahiret
Hayatımızda kimler var kimler yok. Nasıl olduğunu anlamadan hayatlarımıza giriyorlar. Ve yine aynı şekilde nasıl olduğunu anlamadan geldikleri gibi gidiyorlar. Eski resimlerin, eskimeyen anılarında kalıyorlar. Anılardaki kadar taze olan sevgimizle. Ne garip değil mi ? Vay be deyip geçiyoruz. Bu kadar kolay olduğuna kendimizi inandırarak. Derkenar : Fotoğraf , MAVİ BONCUK filminden. Sözlerimin fotoğraf ile








