Hayata dair her ne varsa onları yaşama gayesinde; adam olabilme mücadelesi içinde...
Hz. Hüseyin fukara kapılarına erzak koyarmış ve kimse bilmezmiş kimin koyduğunu. Hz. Hüseyin şehit düştükten bir süre sonra erzak gelmez olmuş Ve anlamışlar onun olduğunu. Ne güzel değil mi, bir elin verdiğini öbürü görmesinin uygulanması. *** “Farzet ki Ömrün bitmiş, fakat sen yalvarmış yakarmışsın, sana bir gün daha verilmiş; işte şimdi öyle bir günde bulunuyorsun,
Geceyi unutturan zümrüt yeşili gözlerin , masmavi deryaları mânâ kılan gönül baktığın. Ve ben tüm renkleri bugüne kadar tanımışlığımın boşunası. Bir rengin tek güzelliğinde , sana bakabilme rengârenkliliği. … Her şeyden şikayet eden insan, beterin beteri vardır diye düşünmeyi unuttuğundan beri, şükretmeyi unuttuğu hazin bir gerçeklilikle yazı ve kışı yaşıyoruz , küresel acılarımızın , bireysel
Âişe (Radıyallâhu Anhâ)’dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Cebrâîl (Aleyhisselâm) bana gelerek: ‘Bu gece şa‛bânın yarı gecesidir. Bunda Kelb kabîlesinin koyunlarının kılları kadar Allâh-u Te‛âlâ’nın âzadlıları vardır. Allâh-u Te‛âlâ bu gecede müşriklere, müşâhinlere, sıla-i rahimi kesenlere, eteğini yerden sürüyenlere, ana babasına isyan edenlere ve İÇKİYE DEVAM EDENLERE NAZAR
MEVLANA’NIN EŞİNE OLAN AŞKI Birgün Mevlana eve girer ve hanımı ona sorar; Bu kadar aşıksın Mevlaya şükürler olsun bu aşkı yaşayıp yaşatana Peki bana ne kadar aşıksın der; Mevlana hanımına şöyle der; Sen benim;Yaradandan ötürü yaradılanı sevişim, Bir adım gelene on adım gidişimsin. Ve herkesi olduğu gibi kabul edişimsin. Sen benim;Bugünüme şükür ve yarınıma dua
Aşağıda okuyacağınız liste, sosyal medya ortamında çok sayıda arkadaşın kıymetli katkılarıyla oluşturuldu. “Modern hayatın karmaşası içinde unutuverdiğimiz, pratik salih amelleri derleyelim” demiştik; hamdolsun, ortaya birbirinden güzel 100 madde çıkıverdi. Bu elbette bir başlangıç, salih ameller de bu kadarla sınırlı değil. Yol uzun, el verir ki revân olalım. Buyurunuz efendim: Anne-baba uzaktaysa eğer mutlaka hatırlarını sormak;
Güneşin aya çalındığı simasında yaşanılan bir ümidin adı idi ismin… Bakışlarında derin bir içtenliğin , bir yerlerde kalmış dediğim masumiyetin, aslında yeniden hayat bulduğuna inandığım, özgürlüğümün… Yüreğimden dediğim her şeyin aslında bir özeti olduğu , baktıkça yüreğimi aydınlatan , bilinmedik bir bestenin , güfte ile meşk olduğu bestekar bakışların sahibesi… Gülümsedikçe , bulutların dahil tebessüm
Birilerinin iletişimi bilmemesi kadar berbatlaşan kimlikleri vardır. Bir ifadeye tenezzül yoksunu olacak derecede kaybolmuş insanî yönleri ile. * Her şeyi sanal yaşayan , her iyi niyeti sanal gören , digital beyinciklerin türediği , saçmalığın bile hafif kaldığı genetiği değiştirilmiş karakterlere dönüşen bazılarımız… * Ben diyebilirim ama biz diyemeyiz diyecek kadar meftun olmuş zamanların egolu hanımefendileri
” Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap. ” “ Allah’tan istekte bulunun. Allah kendisinden talepte bulunanları sever. ” “ Ana – Babasına hizmet edenin, ömrü bereketli ve uzun olur. ” “ Yumuşak huyluluğa dört elle sarıl. Sertlikten ve hayasızlıktan uzak dur.” ” Yahudi ve Hristiyanlara benzemeye
İnsan kimdir ? Başkasının derdi ile dertlenen , vicdan ile kendi dertlerini bir kenara koyup , dertlinin yanında olan kimsedir. Hüzün sahibi kimsenin yanında olandır. Onunla ağlamaktır. Onun yerinde kendisinin de olabileceği gerçeğini bilmektir. Özetle ; insan , başkalarını kendinden bilendir. f.d.a.








