Gerçek dost bizi abartan, her yaptığımız şeye eyvallah diyen, bize yalakalık yapmak için sürekli güzel sözler söyleyen ve haksız olduğumuz durumlarda bile bizi körü körüne savunan kişi değildir; bize gerçeği söyleyen, bizi kendi gerçeğimizle buluşturan ve bunu da doğru kriterler üzerinden ortaya koyabilen kişidir. Eskilerin ne güzel bir sözü var : ” Şeyh uçmaz, muridler
Geceyi unutturan zümrüt yeşili gözlerin , masmavi deryaları mânâ kılan gönül baktığın. Ve ben tüm renkleri bugüne kadar tanımışlığımın boşunası. Bir rengin tek güzelliğinde , sana bakabilme rengârenkliliği. f.d.a. fdadeniz07@gmail.com facebook.com/deniz.atceken.9 @fdadeniz (Twitter) instagram.com/fdadeniz/
Bu gece hayırlı bir gece… Bu gece bir güzel kalbin gülümseyişi ile göklerden gelen nurun beyazlığı… Bu gece bir kalbin zerresinde tanelenen bir mana… Bu gece kar gibi güzel o şehir… *** Mana yürektir… Mana yürekten dökülen kelimeler… Mana gözler… Mana bir kandil ışığında dualanmak… f.d.a. fdadeniz07@gmail.com facebook.com/deniz.atceken.9 @fdadeniz (Twitter) fikirbizim.net/author/fda/ yazarya.com/Kategori/yazarlar/fikret-deniz-atceken/
Selamlar… Bu yazımda sizlere farklı bir yapı da sunuş tercihinde bulunmaktayım. Yazımızın başlığı üzere açıklamak gerekirsek ;günümüz yaşam gerçekçiliğinde, sitemkar olduğumuz, sıkıntılar yaşadığımız, dertlendiğimiz hususlar noktasında, naçizane şahsımın ifadelerine ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘in mübarek ifadelerine yer vermekteyiz. Temennimiz; yaşadığımız olumsuzluklara az da olsa kelimeler ile seslendirmelerde bulunmak ve hızlı dünyanın, hızla bozulan insanlığına kendi
Gündem ağzına kadar dolmuş vaziyette; hatta taşmakta. Olmayacak hadiselerin yaşandığı ve tarafların ciddi manada keskinleştiği bir süreçten geçmekteyiz. Seçim arefesinde olmamızda bu yaşanan meselelerin üstüne adeta tuz biber olmuş vaziyette. *** Dostların düşman olduğu, hani bu da olur mu dediğimiz zamanların garabeti içerisinde yer almaktayız ister istemez. Sebepleri asırlardır aşikar olan olguların gerekçelerine ve sonuçlarına
Ben seni çok istedim imtihanım oldun. “Kimi benden çok severseniz onu sizden alırız” Kelamını işittim itaat ettim. İmtihanım sen olma diye beceremedim seni istememeyi. Özlemekten korktum, özlemim oldun. Hasretten korktum, hasretim oldun. İçinde sen geçen bütün cümleleri ezber ettim. Sevgi adına kullanılabilecek bütün mecazları üstüme aldım. Kalbimin incelmesiydin, yüreğimin güzellikleri tatması ve tanımasına sebebimdin. Ben
Bir bahar sabahına uyandığımda aldığım lodos esintisinin huzuru ve dinginliği kapladı içimi. Devrik cümleler arasında dolaşırken buldum kendimi. Ne tecrübeler yaşamıştım ben genç yaşıma rağmen. Acaba nasıl bir baba olucaktım ileriye doğru; soruları dolaştı beynimde atlıkarınca misali. Sorgular bir tavır içerisine girdim birdenbire; acaba şu şairlerin sıkça bahsettiği aşkı yaşamış mıydım bu 23 senelik hayat
Yalnız ama yanlış değil, sensiz ama sessiz değil artık düşüncelerim. Umursamazlığım Dünyaları aşar bazen yanlış değilim artık, o bana yeter.. Yazdıklarım yazacaklarımın gölgesidir diyip yazmaya yeltenmemin ilk sabahından bir anı ile açtım gözlerimi bugün. Bir ben daha kattım benliğime, eskiden çok daha karmaşık ama okundukça okunası gelen yazılar yazmışım, yazarmışım. Yanlış anlaşılmasın bazı tanımlamalarım. Ömrümü
Son’a yaklaşıyoruz gitgide bunu hissetmek bilmek ayrı bir duygu tabi hepimiz için. Bir atlet olarak tabir etsem kendimi sanki her an, 100m deymişim gibiyim. O kadar fazla insanüstü davranışta bulunuyorum ki, kendime şaşıyorum. Tabi insanüstü olduğuna karar vermem için biraz insan tanımam gerektiğini unutuyorum. Bilemiyorum, niye hep aynı melankolide hislerim, niye her tanıştığıma yeni görmüşüm



