Hayata dair her ne varsa onları yaşama gayesinde; adam olabilme mücadelesi içinde...
Selamlaşma biçimidir, tokalaşma. Samimiyetliliğin ve muhabbetin bir simgesidir, bilindiği üzere. Fakat, tokalaşma şeklimiz de değişmiş. Karşısındakinin elini ters çevirip, üstüne vurarak bir selamlaşma şekli çıkmış. Bunun beden dilinde adı ” ben senden üstünüm ve büyüğümdür “. Ben merkezli, üstünlük anlayışıdır. Bilinmedir ki insan, takva ile üstündür. Yani; ibadetleri, iyilikleri ve güzellikleri. Ve unutulmamalıdır ki İnancımız
Selamlar… Bu yazımda sizlere farklı bir yapı da sunuş tercihinde bulunmaktayım. Yazımızın başlığı üzere açıklamak gerekirsek ;günümüz yaşam gerçekçiliğinde, sitemkar olduğumuz, sıkıntılar yaşadığımız, dertlendiğimiz hususlar noktasında, naçizane şahsımın ifadelerine ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ‘in mübarek ifadelerine yer vermekteyiz. Temennimiz; yaşadığımız olumsuzluklara az da olsa kelimeler ile seslendirmelerde bulunmak ve hızlı dünyanın, hızla bozulan insanlığına kendi
Gece bütün kasvetiyle örtüyordu üzerine; ruhu üşümüş, dertli insancıkların üzerine. Kimisi küçük meselelerin ızdırabında, eleminde; kimisi, derdin ta kendisinde. Yaşıyordu gece, yaşıyordu insan. Bir huzurun arayışında… *** Bir adam düşünün, sever hem de öyle bir sever ki sevgisi hayatı olmuştur artık. Hani sevdiği için yaşar. Her şeyde sevgisini arar, kaybolur sevdiğinin benliğinde, usulca; bir intizar
Eğitim, eğitmek, eğitimli olmak. Belirli kültür düzeyi olan herkesin ağzına pelesenk olmuş sözlerdir. Şart mıdır peki eğitimli olmak. Neden bu kadar gerekli, eğitim. *** Evet eğitim gerekli. Sağlık kadar hatta. Neden derseniz? Günümüzde ruhu insanlıktan yoksun kalmış, hayatı beyni ile değil başka unsurlar idrak edebilen bir toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. ( Herkesi ve her
Gündem ağzına kadar dolmuş vaziyette; hatta taşmakta. Olmayacak hadiselerin yaşandığı ve tarafların ciddi manada keskinleştiği bir süreçten geçmekteyiz. Seçim arefesinde olmamızda bu yaşanan meselelerin üstüne adeta tuz biber olmuş vaziyette. *** Dostların düşman olduğu, hani bu da olur mu dediğimiz zamanların garabeti içerisinde yer almaktayız ister istemez. Sebepleri asırlardır aşikar olan olguların gerekçelerine ve sonuçlarına
Selamlar… Yeni senenin ilk ayı olan Ocak da tüm esprisi ile hani hep deriz ya ‘ zamanın nasıl geçtiğini anlamadık ‘ dercesine tüm aksiyonu ve kurak zihniyeti ile geride kaldı. Şubat ayının ilk günündeyiz. Yeni ay adında da vuku bulduğu üzere yenilikleri sizlere yaşatsın ve umutlarımızın daha da arttığı; yağmurla karla bereketlenen bir ay olsun.
Yeni senenin ilk yazısı. Dünyevi gayretlerimiz ve yaşantılarımız içinde yaratılışımızın bir gereği ve sonucu üzerine bir inceleme ve bilinen hakikatleri kelimelerle sunuş yazısı. Temennimiz, yazımızın başlığındaki gibi hem şahsi hem de sizlerin ‘ yeniden dirilişine ‘ vesile olmaktır. *** İnsan… Doğrusu, yanlışı; eksiği, fazlası; günahı, sevabı. Her yönüyle dünyevi imtihanın vasıflandırılmış yaratıkları. Yaşama gayesi içinde
2013. Ülke adına tarihi senelerinden biri desek herhalde abartı kaçmaz bu dediklerimiz. Gündem bir anda değişebiliyor ve bununla paralel olmakla birlikte gündemin içeriği de değişimler gösteriyor, bizler de bu hıza yetişemeden ne oldu ne bitti derdinin peşine düşüyoruz. *** Öyle bir gündem yoğunluğu yaşamaktayız ki sapla samanın birbirine karıştığı mevzular görülmektedir. Konular, sebepler, sonuçlar birbirine
Selamlar… Bu sefer öyle bir konu belirleme düşüncesinde olmadan, aklıma geldiğince dilim döndüğünce biraz da dertleşme amaçlı bir şeyler karalamaya karar verdim. Aklımıza ne gelirse yazacağız; edebinde. Dertleşeceğiz. Bir bardak çayın sakinliğinde ve bir kış gecesinin masumane esenliğinde. *** Biraz dertliyiz, efkarlıyız. Söyleyemem derdimi kimseye noktasındayız. Neler var ki hayatımız da. Kimisi bir basit telaşe,
Her bayram bir neşe, her bayram güzelliklerin kula lütuf edildiği anlar. Dirlik, birlik… Kıymeti muhafaza olan sevgisi huzur ve de saygı olan bir vecd hali. Bir coşku bir heyecan. Hayat anlamı içerisinde insanoğlunun kısa bir süre de olsa nefes alabilme gayesi ve de vesilesi. *** Ramazan dedik, Kurbanı bekledik. Her güzel gerçek gibi o da
