Bir yola baş koyduk, aldık başımızı gidiyoruz. Ama yolda bir sorun var, daha doğrusu yolda değil de bizde bir sorun var sanki, önümüzü göremiyoruz. Nereye gittiğimizi soruyorum etrafımdakilere herkesten ayrı bir yorum. Öyle yorumlar ki hem de biri Hanya’ya biri Konyaya gidiyoruz diyor. Üstelik hep kendi söylediklerinin doğru olduğunu savunan insanlar. Son zamanlardaki olaylardan bahsediyorum.
Teşekkür Ederim… Derin bir sükunet ve huzur. Cevabında bir mutluluğu anlatan öz bir anlam. Rica ederim, önemli değil gibi… Bize yapılan her iyiliğe, her güzelliğe. Bizim işlerimizi kolaylaştıran, hayat yolunda ” insanın, insanla var olabildiği ” gerçeğinin bir sonucu olarak. ……… Her dilde, her duyguda bir karşılığı vardır. Biri size bir iyilik yapar, yardım eder..
Yaklaşık 2 yıldır Ortadoğu “Cadı Kazanı”na dönmüşken, son üç aydır da bizi Habil-Kabil misalinin yeni versiyonu gibi anlatmak isteyenler varken, durduk yere olmasa gerek, İstanbul’a ait bir kardeş kavgası düştü hatırıma. Siyaseti hiç bilmem ama, tarih konusunda bildiklerimi yazmaya çalışıyorum aşağı doğru uzayan satırlara. İstanbul, fethinden sonra “Mahrusa-i Saltanat” adını almadan önce, Roma İmparatoru Septimus
Bayramlar… Nedir bayramlar.. Neden vardır niçin? İnternette dolanırken Vikipedi amcamızın kapısını çaldım. Orada ne demiş bayramlar için bir bakalım. ” Türkçe (Bay/May) kökünden türemiştir. Zenginlik, yücelik ve kutluluk bildirir. Kelime en eski Türkçe örneklerde badram olarak geçmektedir. Kelime Orta Farsçada paδrām ve aynı anlamda Soğdcada patrām yazımı ile neşe, huzur, mutluluk, sessizlik demektir. İran dillerinde
Bir bahar sabahına uyandığımda aldığım lodos esintisinin huzuru ve dinginliği kapladı içimi. Devrik cümleler arasında dolaşırken buldum kendimi. Ne tecrübeler yaşamıştım ben genç yaşıma rağmen. Acaba nasıl bir baba olucaktım ileriye doğru; soruları dolaştı beynimde atlıkarınca misali. Sorgular bir tavır içerisine girdim birdenbire; acaba şu şairlerin sıkça bahsettiği aşkı yaşamış mıydım bu 23 senelik hayat
Merhabalar… İlk yazımı yazdım ve kendi dünyamda düşüncelerime yolculuklarda bulundum. Acaba ikinci yazımı hangi konu ekseninde yazmalıydım diye düşündüm durdum. Aslında o kadar çok mesele var ki üzerinde konuşulacak, irdelenecek. Kararımı verdim ve aslında günümüzde en çok tartışılan konuya geldim… Kardeşlik… *** Kardeşlik ahlakı diye bir şey vardı. Hani hepimiz söze geldik mi ahlakta, kardeşlikte
Merhaba, Ramazan ayını layığı ile geçirmeye çalıştığımız mübarek günlerde, gündeme dair tarih notları, az önce tık’ladığınız blog sayfasında ilk kez okuyucu beğenisine sunuluyor. Ekipteki yazar arkadaşlarımın tahmin ediyorum en yaşlısı olarak, ‘Nerede o eski Ramazanlar’ yazısını kaleme almak, aynı zamanda mesleki açıdan da bana kalmış durumda. Ramazan sözcüğü, genel anlamda kabul gören şekliyle Arapça’da ‘Ramad’
On bir ayın sultanı Ramazan’ı yaşadığımız şu günlerde, manevi huzurun hissedilmemesi neredeyse imkansız. Ruhumuzu derinden etkileyen, rahmet ve merhamet ayı Ramazan’da yaşadığımız huzuru yaşamımızın her anına taşımak da elimizde; ancak Ramazan ayında yaşadığımız manevi huzur zannediyorum yalnızca sahur ve iftar vakitleri arasında kendini göstermekte. Şöyle ki bu gece şahit olduğum bir manzara geçmiş yıllarla kıyasladığımda







